ferop - Part 6

15 Temmuz 2009

Bulunur – Cemal Safi

Çeker gibi bakma hançeri kından, mutlusuzmutlusuzsensizligeisyanuc8 Bulunur   Cemal Safi
Senin de canını yakan bulunur.
Senin de bir zalim gelir hakkından,
Sana da bir kurşun sıkan bulunur.

Aşkımın ahıyle tutulur yakan,
Alıcıkuş kadar sürmez fiyakan.
Senin de gözünü yaşlı bırakan,
Senin de boynunu büken bulunur.

Merhamet olmazsa kalp kiracında,
Tahtın da kurtaramaz seni tacın da.
Bir kara sevdanın darağacında,
Senin de ipini çeken bulunur.

Cemal Safi

Popularity: 1% [?]


14 Temmuz 2009

Bu bir kış yazısıdır…

Bu bir kış yazısıdır ve adresi sen değilsindir!!!

Gökyüzünden gelen her şey bende hayranlık uyandırır. Yağmur, kar, dolu, şimşek, gök gürültüsü… Bu kışı Kar özlemiyle geçirdim diyebilirim. Benim bulunduğun yerin 2 kilometre çevresine kar düşmedi desem yalan olmaz. Gudubetlik bende midir, yoksa Kar’ı kendime mi küstürdüm bilmiyorum. Hatta öyle ki; bizim evden birkaç kilometre ötedeki bir arkadaşım beni arıyor: “ Sonunda muradına erdin. Camdan bak, ne güzel kar yağıyor.” Camdan bakıyorum günlük gülistanlık ortalık.  Evet itiraf ediyorum, gudubetlik bende. :D Okuldan dolayı İstanbul’da yaşadığım içim, ne zaman Ankara’ya kar yağsa sağ olsun cancağızlarım haber verirler bana “Ankara’ya kar yağıyor.” diye.  Birde yağmur var. İstanbul’da yağmur gördük çok şükür; ama doyamadım bir türlü yağmura. Şu son bir ay ben İstanbul’da yağmur özlemiyle kavrulurken, yine özlediğim Ankara’mda gösteriyormuş kendini.

Özlemim Ankara’dır benim, çünkü ne kadar özlediğim şey varsa Ankara’mdadır.

Ankara’mdayım. Ben gelmeden önceki güne kadar yağan yağmurda kesildi ben gelince, iyi mi! Ta ki düne kadar. Gündüz kısa süreliğine de olsa önce dolu yağdı. Sonrada sağanak yağmur. Doyamadım gurban olduğuma. Buna da şükür dedim. Meğerse asıl özlemim geceye saklanmış. Işığı kapatmış odamda film izlerken, birden ortalık aydınlanıverdi. Bir, iki,üç, dört,…., ve on üç dediğimde ortalığı inleten o kudretli sesi duydum. Yaklaşık bir on beş dakika şimşek ve gök gürültüsü eşliğinde Ankara’mı izledim, dinledim. Daha sonra yağmurun o billur gibi sesi de katıldı senfoniye. Ablam ve iki hala kızım gürültüden korktukları için büzüşmüşler bir kenara, onlara kabus olan bu doğa harikası müzikalin bitmesini bekliyorlar. Bense içimde çocuk heyecanı gülüyorum bunlara. :D Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 1% [?]


12 Temmuz 2009

Bebelerle Reklam :D

Bu sıralar İnternette ve TV’de sıkça gördüğümüz bir reklam filmi var ki, çok eğlenceli. Ecnebi bir su markası için bilgisaray ortamında, yüksek düzeydeki grafikler kullanılarak oluşturulmuş bu reklam filminin başrol oyuncuları ise dünyadaki en güzel yaratık olan bebekler. :)

Not : Videolar youtube tabanlıdır. Eğer izleyemeyenleriniz varsa, lütfen benimle irtabat kursunlar…

Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 1% [?]


10 Temmuz 2009

Sıla-i Rahim

Efenim, gurbetten (İstanbul) sılaya (Ankara) dönmüş bulunuyorum. Gezmekten vakit bulupta şu ana kadar siteme bir şeyler girememiştim. Vira Bismillah…

Haftaya başlayacağım yaz stajı öncesi, boş bulunduğum şu günleri göllümce değerlendirmek adına yaptığım planlarımı gerçekleştirmek için birkaç gün uzak kaldım internetten. Bu süre zarfında ne yaptığımı anlatmak isterim. Bakalım kaçınız bu yazacaklarımı okuma sabrını gösterecek. :)

Çarşamba günü: Gece saat 1 sularında  yanıma iki hala oğlumu da katarak, çocukluğumdan beri gezmekten keyif aldığım, eski adıyla Bayındır Barajı, yeni adıyla Mavi Göl olan baraja yürümeye gittik. Muazzam güzellikte bir yer haline getirmişler bizim eski barajı. Yeni adına, Mavi Göl, yaraşır bir yer yapmışlar, yapanlar varolsunlar. Benim ısrarımla, hemen göle sıfır, tek bir kaydıraklı, arkasında cam ağaçları olan tuhaf bir park aradık, gizi bende saklıdır, ama bulamadık.

bhiwkz Sıla i Rahim

Ankara – Mavi Göl Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 4% [?]


07 Temmuz 2009

Bir gün Anlarsın

Sevmek Neymiş Bir Gün Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri,
Bir türlü sabah olmayı bilmez,
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında,
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine,
Sevmek neymiş birgün anlarsın. Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 1% [?]


06 Temmuz 2009

Yolcudur Abbas, bağlasan bile dur(ama)z!

Vay anasını sayın seyirciler; bu senede bitecek, bitiyor derken bitti. 11 sene; Orta ve Lise öğrenimim, 2 sene Meslek Yüksek Okulu, 2 sene Dershane, 3 senede Üniversite olmak üzere öğrencilikte 18. senemi de tamamlamış bulunmaktayım. 2 senem daha var. Kısmetse ondan sonra öğrencilikten emekli olacağım. :D Şaka maka şu ana kadar ki ömrümün 18 yılını öğrencilikle geçirmişim. (Oha!)

Hayatımın merkezine hayatımı koymam gerekirken, başka bir şeyi koyduğum için şu son bir ay (ki tam final dönemiydi) aklım bir karış havadaydı. Tabii bu durumum, sınavlara gerektiği kadar çalışamama neden oldu. Vicdan azabı çeke çeke girdim çıktım sınavlara. Aldığım derslerin neredeyse hepsinden bütünleme sınavlarına kalacağımı düşünürken tek bütle yırttım. :D Ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum; ama olanların bendeki tek açıklaması “Mucize”.  Cidden. Kesin kalırım gözüyle baktığım iki dersin finallerinde, ne yaptığımın, cevap kağıdına ne yazdığımın dahi farkında olmayacak kadar başka alemlerdeydim sınavda. Çok başarılı bir öğrenci olmamışımdır hiçbir zaman; ama kendisine ve ailesine karşı sorumluluklarının farkında olan bir öğrenci(insan) olarak hiç dersleri(hayatı) bu kadar boş vermişlik içinde geçirmemiştim.

Bu sene, hayatımda o kadar önemli şeyleri yitirip, bir o kadarda önemli şeyler kazandım ki. Benim için (nasıl desem(?)), 24 senelik nefes alış veriş sürecimde gerçek hayatı yaşadığımı en yoğun hissettiğim,tabiri caizse ölümün ve doğumun bir arada olduğu, bir sene oldu bu yıl. Şimdi her şey için Allah’a şükrediyorum. Demek diyorum; “Böyle olması gerekiyormuş, bazen olacakların önüne geçilemiyormuş.” Yaşanılan her şey; yaşanılması gerektiği için yaşanıyormuş meğer. Kader dediğimiz kavram işte bu değil mi?

Aslında bu yazıyı yazmaya başlamadan önce yazacağım yazının ana düşüncesi:  “Sınavları yidim bitirdim. Ankara’ma kavuşmaya az kaldı.” idi.  Neler yazma niyetindeydim neler yazdım. İronik! Bazen su yatağını buluyor gerçekten.Hala zamana ihtiyacım var…

Kul “Yarap” diye yaradanına seslendiğinde, yaradanda “dile kulum” dermiş. Bende şimdi diyorum ki “Yarap. Ya hakkımda hayırlı olana, gönlümü razı eyle; ya da gönlümde olanı, hakkımda hayırlı eyle.

Popularity: 1% [?]


06 Temmuz 2009

Şems’in 40 Kuralı – Üçüncü Bölüm

yağmur 300x187 Şems’in 40 Kuralı – Üçüncü Bölüm

Yirminci Kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.”

Yirmi Birinci Kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek , kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hak’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 5% [?]


04 Temmuz 2009

Talihim Yok, Bahtım Kara :(

Drats Muttley by LeeRoberts Talihim Yok, Bahtım Kara :(

Yer bir öğrenci evidir. Genç adam sabah kalkar ( sabah dediğim saat 12 :D ). Ev ahalisi hala uyumaktadır. Genç adam kahvaltı için çay suyunu ocağa koyar. Bir süre arkadaşlarını uyandırmak için çabalar. Üçü kalkar, biri her zamanki gibi kalkmamakta direnir. Kalkanlar arasında ekmek almaya fırına kim gidecek tartışması başlar.En iyi ve adaletli sonucun kura çekimi sonucu ortaya çıkacağına hem fikir olunarak, iskambil destesiyle kura çekiminde karar kılınılır. Gençlerden biri bir önceki sabah fırına gitti için kuraya katılmaz. Kalanlar arasında kura çekilecektir. En düşük kağıdı çeken kuzu gibi fırına yollanacaktır. Birinci genç (hala yatakta uyumakta olan) desteden bir kağıt çeker, “4″tür. İkinci genç bir kağıt çeker, “4″ tür. Üçüncü genç bir kağıt çeker, “3″tür. Evet, o bahtsız genç benim. :( Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 1% [?]


02 Temmuz 2009

Buz Devri 3 :)

Buz devri 3‘ü  izlemiş bulanmaktayım. “Muhteşemdi” diyerek yazının başında yazıyı sonlandırıyorum biliyorum; ama “Muhteşemdi” be. :)

ia3 wp 800 001 Buz Devri 3 :)

Üç arkadaş film seansından 1 saat önce bilet almak için gişenin önünde olmamıza rağmen, sadece en öndeki iki sırada yer kaldığını görerek dumura uğradık; zira GNCTRKCLL olmamasından dolayı aşırı yoğunluk olacağını düşünmemiştik. Perdenin hemen önünden, hem de 3D film izlemenin ne kadar akıl karı olduğu fikrinin aklımıza yatması biraz bekledikten sonra aldık biletleri. En olmadı, eğer rahat izleyemezsek koridora bağdaş kurup izleriz dedik :) Neyse cancazım, girdik salona, harbiden koftiymiş bizim koltuklar :D Öyle ortalarda falanda değil, en köşe üç koltuk. Cidden rezil bir durumdu,  gözünüzde daha iyi canlanması için bu şekilde anlatıyorum. :D Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 2% [?]


02 Temmuz 2009

Gidenleri Anısına – Kendine İyi Bak Derler Giderler

iki nokta Gidenleri Anısına   Kendine İyi Bak Derler GiderlerŞu son bir sene içinde hayatımda sevdiğim iki kadını kaybettim. Birini bundan bir seni önce, diğerini de ondan bir sene sonra. İkincisinde birincinin suretini buldum, dolayısıyla birincisini bir nebzede olsa kaybetmemiş oldum ve ikincide onu tekrar gördüm. Yitirdiğim, unuttuğum, özlediğim yanımı buldum sandım, yanıldım.

Aslında yukarıdaki parağraf  “Gidenlerin Anısı” başlığı altında yazdığım bir yazının giriş parağrafıydı. Ama bugün okuduğum bir yazıda, benim yazmayı düşündüğüm şeylerin daha iyi ifade edilmiş halini görünce ve yazıya hayran kalınca o yazıyı yayınlamaya karar verdim. Kimim yazdığını bulamadım ama her kim yazdıysa kalemine, yüreğine sağlık. Yazı uzun bir yazı, okurken sıkılacak olan olursa diye; yazının sonuna bir video koydum, isteyen ordan dinleye bilir!

Kendine iyi bak� bir “veda” değil “elveda” cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde… Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 1% [?]


Page 6 of 13« First...4567810...Last »
Positions by Seo-Watcher