Bilmem kaçıncı kez parmaklarım bu tuşların üzerinde; yazsam mı, yazmasam mı, yazarsam ne yazarım, yazmazsam ne yaparım. Bilmedim, bilemedim ve hala bilmiyorum küçüğüm. Aslında sana hep küçüğüm dediğim için mi aklında sürekli soru işaretleri bıraktığımı da düşünmedim değil ama artık bunların bir önemi kalmadı galiba. Sen içinde ve dışında benimle ilgili her şeyi sildiğine göre kalmamıştırda. Bu yazdıklarımı okuyor musun onu bile bilemiyorum ama olsun, bu yazdıklarım benim için bir iç döküş, kendimle ve içimdeki seninle bir hesaplaşma benim için.
Sen haklıydın küçüğüm olmazların içinde olma hayaliyle yaşattım ben ikimizi. Yani yaş farkı, yaşamışlık farkı, yaşanılacakların farkı aramızda o kadar fazlayken biz seninle kavuşamazdık galiba. Yitirdiğim, unuttuğum çocuk yanımdan sonra olgunlaştığımı sanmıştım ama meğer hala içimdeki çocuktan bazı izler kalmış; düşüncesizce, bencilce hareket etmemi, nerdeyse berrak, saf bir kalbi zehirlememi sağlayacaktı. Nerdeyse… Meraklısı için yazının devamı.. »
Popularity: 1% [?]