
Bedensel olarak beni pek yormayan; fakat ruhsal olarak bi hayli yorucu, yıpratıcı bir yılı geri bıraktım diye bilirim artık. Bu cümlenin peşinden gelmesi gereken kelime tabii ki “TATİL” olmalıydı ve öyle de oldu. Tatile çıkıyorum. Şimdi aklıma geldi; zaten okulların kapanmasıyla tatile girmiştim ben. Tuhaf, tatildeyken tatile çıkıyorum demek ki.
Ankara’lı olmamdan dolayı ve Melih gökçeğin Ankara’ya hala deniz getirmemesinden dolayı (!) İzmir’de arkadaşlarımla 1 hafta tatil yapacağız.
Hak verirsiniz ki Ankara’lıların denize karşı bir, nasıl desem; “Ankara’da deniz bile yok, yaşanmaz orda” diyen zibidilerden dolayı bir “Denizden nefret etme!” durumu vardır. Aynı zamanada Ankara’da denizin olmamasından ötürü de “Denize özlem” , galiba birazda “Deniz Özentiliği” durumu söz konusu. Şahsen ben Ankara’yı denizsiz sevenlerdenim. Kaldı ki İstanbul’da okuduğum için Deniz Özlemimi giderebiliyorum.
Benim için deniz demek ; içine girip yüzüle bilen bir sıvı demek değil. Çok iyi yüzme de bilmem zaten. Anadolu tabiriyle; denize girer, tumar ve çıkarım. Sahilde oturup dalgaların sesi eşliğinde güneşin batışını izlemek yetiyor bana.
Şimdi çıkmam lazım! Dönünce detaylı bir tatil yazısı yazarım artık. Hadi bakalım bana iyi tatiller.
Hayatı ıskalama lüksü olmayanlar için de Nazım Hİkmet’in güzel bir yazısı! Meraklısı için yazının devamı.. »
Popularity: 1% [?]

Popularity: 1% [?]