Çocukken geceleri yıldızlara bakardım…Başımı gökyüzüne kaldırır heyecanla yıldızları sayardım; kaçında aşk vardı, kaçından böyle görünürdü gökyüzü, kaçında denizler bu kadar güzel ve kaçında aşk maviydi…

Yıllar sonra senin gözlerinde gördüm yıldızları… Gözlerinde o çocukluk heyecanımı yaşadım yeniden. Mavi denizleri, mavi gökyüzünü, mavi aşkı gördüm… Belki de onun için sen gözlerini kapattığında sönüyor yıldızlarım…
Gözlerinden bir yol çizdim kendime, yıldızlara tutunarak ulaştım aşka… Aşk maviydi; gözlerinde aşka bulandım… Şimdi belki de bu yüzden; gözlerini kapadığında yolumu kaybedişim…
Şiirler okurdum gökyüzüne bakarak; nefesimden cam buğulanırdı… Adımı yazardım o şiirli buğuya, yanında bir boşluk bırakarak… Sonra yanına eklenecek mavi aşkımı hayal ederdim saatlerce… Şöyle olmalı, böyle bakmalı, böyle konuşmalı…
Şimdilerde gözlerine bakarak şiirler okuyorum içimden, sen duymuyorsun… Gözlerinin buğusuna adımı yazıyorum, yanına da mavi aşkımı; yani seni… Kapasan gözlerini, buğusu silinecek, adım silinecek gözlerinden, aşk silinecek…
Bir şiir okuyorum soğuk cama yaslanıp;
“Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini” diye biten…
Şimdi gözlerini kaparsan; gözlerindeki yıldızlar sönecek…
Şimdi gözlerini kaparsan; maviler çok üşüyecek…
Popularity: 2% [?]
Bu bir kış yazısıdır ve adresi sen değilsindir!!!
Gökyüzünden gelen her şey bende hayranlık uyandırır. Yağmur, kar, dolu, şimşek, gök gürültüsü… Bu kışı Kar özlemiyle geçirdim diyebilirim. Benim bulunduğun yerin 2 kilometre çevresine kar düşmedi desem yalan olmaz. Gudubetlik bende midir, yoksa Kar’ı kendime mi küstürdüm bilmiyorum. Hatta öyle ki; bizim evden birkaç kilometre ötedeki bir arkadaşım beni arıyor: “ Sonunda muradına erdin. Camdan bak, ne güzel kar yağıyor.” Camdan bakıyorum günlük gülistanlık ortalık. Evet itiraf ediyorum, gudubetlik bende.
Okuldan dolayı İstanbul’da yaşadığım içim, ne zaman Ankara’ya kar yağsa sağ olsun cancağızlarım haber verirler bana “Ankara’ya kar yağıyor.” diye. Birde yağmur var. İstanbul’da yağmur gördük çok şükür; ama doyamadım bir türlü yağmura. Şu son bir ay ben İstanbul’da yağmur özlemiyle kavrulurken, yine özlediğim Ankara’mda gösteriyormuş kendini.
Özlemim Ankara’dır benim, çünkü ne kadar özlediğim şey varsa Ankara’mdadır.
Ankara’mdayım. Ben gelmeden önceki güne kadar yağan yağmurda kesildi ben gelince, iyi mi! Ta ki düne kadar. Gündüz kısa süreliğine de olsa önce dolu yağdı. Sonrada sağanak yağmur. Doyamadım gurban olduğuma. Buna da şükür dedim. Meğerse asıl özlemim geceye saklanmış. Işığı kapatmış odamda film izlerken, birden ortalık aydınlanıverdi. Bir, iki,üç, dört,…., ve on üç dediğimde ortalığı inleten o kudretli sesi duydum. Yaklaşık bir on beş dakika şimşek ve gök gürültüsü eşliğinde Ankara’mı izledim, dinledim. Daha sonra yağmurun o billur gibi sesi de katıldı senfoniye. Ablam ve iki hala kızım gürültüden korktukları için büzüşmüşler bir kenara, onlara kabus olan bu doğa harikası müzikalin bitmesini bekliyorlar. Bense içimde çocuk heyecanı gülüyorum bunlara.
Meraklısı için yazının devamı.. »
Popularity: 1% [?]
Aynı sokakta oturuyorduk. Her gün başka bir kızla gelirdi eve. Herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi. Fakat kimse gerçeği bilmezdi. Kirli sakalları vardı. Kahverengi gözlü, kumraldı. Meraklısı için yazının devamı.. »
Popularity: 1% [?]
Bilmem kaçıncı kez parmaklarım bu tuşların üzerinde; yazsam mı, yazmasam mı, yazarsam ne yazarım, yazmazsam ne yaparım. Bilmedim, bilemedim ve hala bilmiyorum küçüğüm. Aslında sana hep küçüğüm dediğim için mi aklında sürekli soru işaretleri bıraktığımı da düşünmedim değil ama artık bunların bir önemi kalmadı galiba. Sen içinde ve dışında benimle ilgili her şeyi sildiğine göre kalmamıştırda. Bu yazdıklarımı okuyor musun onu bile bilemiyorum ama olsun, bu yazdıklarım benim için bir iç döküş, kendimle ve içimdeki seninle bir hesaplaşma benim için.
Sen haklıydın küçüğüm olmazların içinde olma hayaliyle yaşattım ben ikimizi. Yani yaş farkı, yaşamışlık farkı, yaşanılacakların farkı aramızda o kadar fazlayken biz seninle kavuşamazdık galiba. Yitirdiğim, unuttuğum çocuk yanımdan sonra olgunlaştığımı sanmıştım ama meğer hala içimdeki çocuktan bazı izler kalmış; düşüncesizce, bencilce hareket etmemi, nerdeyse berrak, saf bir kalbi zehirlememi sağlayacaktı. Nerdeyse… Meraklısı için yazının devamı.. »
Popularity: 1% [?]