Bu bir kış yazısıdır ve adresi sen değilsindir!!!
Gökyüzünden gelen her şey bende hayranlık uyandırır. Yağmur, kar, dolu, şimşek, gök gürültüsü… Bu kışı Kar özlemiyle geçirdim diyebilirim. Benim bulunduğun yerin 2 kilometre çevresine kar düşmedi desem yalan olmaz. Gudubetlik bende midir, yoksa Kar’ı kendime mi küstürdüm bilmiyorum. Hatta öyle ki; bizim evden birkaç kilometre ötedeki bir arkadaşım beni arıyor: “ Sonunda muradına erdin. Camdan bak, ne güzel kar yağıyor.” Camdan bakıyorum günlük gülistanlık ortalık. Evet itiraf ediyorum, gudubetlik bende.
Okuldan dolayı İstanbul’da yaşadığım içim, ne zaman Ankara’ya kar yağsa sağ olsun cancağızlarım haber verirler bana “Ankara’ya kar yağıyor.” diye. Birde yağmur var. İstanbul’da yağmur gördük çok şükür; ama doyamadım bir türlü yağmura. Şu son bir ay ben İstanbul’da yağmur özlemiyle kavrulurken, yine özlediğim Ankara’mda gösteriyormuş kendini.
Özlemim Ankara’dır benim, çünkü ne kadar özlediğim şey varsa Ankara’mdadır.
Ankara’mdayım. Ben gelmeden önceki güne kadar yağan yağmurda kesildi ben gelince, iyi mi! Ta ki düne kadar. Gündüz kısa süreliğine de olsa önce dolu yağdı. Sonrada sağanak yağmur. Doyamadım gurban olduğuma. Buna da şükür dedim. Meğerse asıl özlemim geceye saklanmış. Işığı kapatmış odamda film izlerken, birden ortalık aydınlanıverdi. Bir, iki,üç, dört,…., ve on üç dediğimde ortalığı inleten o kudretli sesi duydum. Yaklaşık bir on beş dakika şimşek ve gök gürültüsü eşliğinde Ankara’mı izledim, dinledim. Daha sonra yağmurun o billur gibi sesi de katıldı senfoniye. Ablam ve iki hala kızım gürültüden korktukları için büzüşmüşler bir kenara, onlara kabus olan bu doğa harikası müzikalin bitmesini bekliyorlar. Bense içimde çocuk heyecanı gülüyorum bunlara.
Özlemlerimin en büyüğü olan yağmur yürekli insan! Ben seninle aynı gökyüzünün altında olupta kavuşamayacağım için Ankara’ma gelmeye bile korkarken; ben özlediğim bir şeye, yağmura kavuşmuşken, ben o şimşekle, o gök gürültüsüyle mutlu olurken; sen yorganının altında sinmiş, bu kabus ne zaman bitecek diye beklemiş misindir?

Popularity: 1% [?]
Peki ya kışı sevmeyenler? Sen tut bütün yıl yaz gelsin yaz gelsin diye bekle blogger bi arkadaş çıkıp aklına kışı getirsin. Mutlu musun şimdi?
Kardeş Ankara’da öyle bir kış havası var ki. Şimdi bu durumdayken kalkıpta plaj, kumsal, kızlar muhabbeti yapamıyorum malesef.
İzmir’e tatile gidip geleceğim, ondan sonra söz güzel bir yaz yazısı yazacağım.
Kışı oldum olası sevmemişimdir.Yağmuru sevmem fakat karı azda olsa severim.
merhaba, ilk kez geliyorum sitene. okuduğum ilk yazının bu denli içten ve samimi yazılmış olması beni sevindirdi
Bir Ankara aşığı olarak, büyük bir zevkle okudum. Heryere kar yağıyor ama, sanırım hiç biryerde Ankara’da durduğu gibi güzel durmuyor o beyaz örtü. 4 yıldır Ankara’nın kışına denk gelmedim, okul bitince çocukluğum kokan sokağa kar yağışını izleyeceğim yine..
birde demişsin ya ”Özlemlerimin en büyüğü olan yağmur yürekli insan! Ben seninle aynı gökyüzünün altında olupta kavuşamayacağım için Ankara’ma gelmeye bile korkarken; ben özlediğim bir şeye, yağmura kavuşmuşken, ben o şimşekle, o gök gürültüsüyle mutlu olurken; sen yorganının altında sinmiş, bu kabus ne zaman bitecek diye beklemiş misindir?”
ne güzel söylemişsin aşkını, sevdanı ve onun çocuk masumluğunu
tebrikler
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Dediğinize katılıyorum, bence de kar en çok Ankara’ya yakışıyor.