ferop

04 Temmuz 2009

Talihim Yok, Bahtım Kara :(

Yer bir öğrenci evidir. Genç adam sabah kalkar ( sabah dediğim saat 12 :D ). Ev ahalisi hala uyumaktadır. Genç adam kahvaltı için çay suyunu ocağa koyar. Bir süre arkadaşlarını uyandırmak için çabalar. Üçü kalkar, biri her zamanki gibi kalkmamakta direnir. Kalkanlar arasında ekmek almaya fırına kim gidecek tartışması başlar.En iyi ve adaletli sonucun kura çekimi sonucu ortaya çıkacağına hem fikir olunarak, iskambil destesiyle kura çekiminde karar kılınılır. Gençlerden biri bir önceki sabah fırına gitti için kuraya katılmaz. Kalanlar arasında kura çekilecektir. En düşük kağıdı çeken kuzu gibi fırına yollanacaktır. Birinci genç (hala yatakta uyumakta olan) desteden bir kağıt çeker, “4″tür. İkinci genç bir kağıt çeker, “4″ tür. Üçüncü genç bir kağıt çeker, “3″tür. Evet, o bahtsız genç benim. :( Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 1% [?]


02 Temmuz 2009

Buz Devri 3 :)

Buz devri 3‘ü  izlemiş bulanmaktayım. “Muhteşemdi” diyerek yazının başında yazıyı sonlandırıyorum biliyorum; ama “Muhteşemdi” be. :)

Üç arkadaş film seansından 1 saat önce bilet almak için gişenin önünde olmamıza rağmen, sadece en öndeki iki sırada yer kaldığını görerek dumura uğradık; zira GNCTRKCLL olmamasından dolayı aşırı yoğunluk olacağını düşünmemiştik. Perdenin hemen önünden, hem de 3D film izlemenin ne kadar akıl karı olduğu fikrinin aklımıza yatması biraz bekledikten sonra aldık biletleri. En olmadı, eğer rahat izleyemezsek koridora bağdaş kurup izleriz dedik :) Neyse cancazım, girdik salona, harbiden koftiymiş bizim koltuklar :D Öyle ortalarda falanda değil, en köşe üç koltuk. Cidden rezil bir durumdu,  gözünüzde daha iyi canlanması için bu şekilde anlatıyorum. :D Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 2% [?]


02 Temmuz 2009

Gidenleri Anısına – Kendine İyi Bak Derler Giderler

iki_noktaŞu son bir sene içinde hayatımda sevdiğim iki kadını kaybettim. Birini bundan bir seni önce, diğerini de ondan bir sene sonra. İkincisinde birincinin suretini buldum, dolayısıyla birincisini bir nebzede olsa kaybetmemiş oldum ve ikincide onu tekrar gördüm. Yitirdiğim, unuttuğum, özlediğim yanımı buldum sandım, yanıldım.

Aslında yukarıdaki parağraf  “Gidenlerin Anısı” başlığı altında yazdığım bir yazının giriş parağrafıydı. Ama bugün okuduğum bir yazıda, benim yazmayı düşündüğüm şeylerin daha iyi ifade edilmiş halini görünce ve yazıya hayran kalınca o yazıyı yayınlamaya karar verdim. Kimim yazdığını bulamadım ama her kim yazdıysa kalemine, yüreğine sağlık. Yazı uzun bir yazı, okurken sıkılacak olan olursa diye; yazının sonuna bir video koydum, isteyen ordan dinleye bilir!

Kendine iyi bak� bir “veda” değil “elveda” cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde… Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 2% [?]


01 Temmuz 2009

Etme!

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, ziyan olmuş senin için
Bizi öyle harab, öyle ziyan ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üstünde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan
Sen ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

Şekerliğinin içinde zehir olsa dokunmaz bize
Sen zehri o şeker, şekeri zehrediyorsun, etme.

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.

MEVLANA Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 1% [?]


30 Haziran 2009

Avatar – Last Airbender

Oyyy oyyy oyyyy Gecenin şu saatinde sevindim he :D . Çok sevdiğim bir çizgi dizi vardır ki, on numara Hollwood filmlerine on basar. Adı “Avatar – Last Airbender” dır. Kesinlikle belli bir yaş seviyesine yada cinsiyete hitap etmeyen yani herkese hitap edebilecek niteliklere sahip; sonderece eğlenceli, maceralı, aksiyonlu, aşklı meşkli bir çizgi dizidir. Birde Katara diye birisi varki bu çizgi dizide aşık olmuştum ona. Ah be katara birde çizim olmayaydında gerçek olaydın ya, ne olurdu. :) (Bu konuda arkadaşlara baya bir makara malzemeside olmuştum bir ara, kaç kişi binevi bir karikatür olan kıza aşık olurki :) )  Bu yazıyı yazmamın nedeni; Avatar‘ın sinema filmi haline getirildiği ve ilk franmanın yayınlandığının haberini vermekti bu arada :)

Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 3% [?]


30 Haziran 2009

Senin Harflerin İçin

Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm!


1.
Mırıldandığın her şeysin, sesinden öpüyorum
sessizliğine de eğiliyorum fakat neredesin
kapanınca harflerinin kapısı: Adın
şiirim!
Heceler gibi öpüyorum işte iki hecesin
adından başlıyorum öpmeye kırlara çıkmış
harflerinin arasından öpüyorum: Ağzın
cennetim!
Dilin hâlâ çocukluğun suyuyla terli
ve haylaz suyundan öpsem küskün
bir çeşmenin harflerin susuz. Dilin
cehennemim Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 2% [?]


29 Haziran 2009

Bu yaz ne yapacaksınız? (İlk Mim’im)

Efenim, içimde bir uhde olarak kalan bir şeyi gerçekleştirecek olmanın verdiği sevinçle,  coşkuyla yazıyorum bu yazıyı. Yaklaşık dört aydır aktif olarak blog yazmaya çalışıyorum, şimdiye kadar takip ettiğim diğer bloglarda gördüğüm ve “ben ne zaman bu konuda yazabileceğim” diye hayıflandığım bir şey vardı  içimde uhde olarak kalan. İnternette, özellikle bloglar arasında bir trend haline gelmiş “Mim” kavramından bahsediyorum. Sevgili esraycr’in genel mimlemesini, üzerime alarak bu “Mim” yazısını yazıyorum. :)

Konumuz: “Bu yaz ne yapacaksınız?Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 3% [?]


28 Haziran 2009

Göl Evi – The Lake House

İhmal ettiğim, gariban kalmış kategorilerimden birisi olan “Film Tavsiyeleri” kategorime artık yeni bir girdi yapmanın zamanıdır diyerek; sıcağı sıcağına izlediğim bir filmi sizlere sunmak istiyorum.

Bugünlerdeki ruh durumum hasebiyle seçmiş olduğum ; hem Romantik hem Fantastik hem de Dram türlerini içinde barındıran “Göl Evi – The Lake House” adlı film. Bu film kesinlikle tavsiyemdir :)

Lake-house

Popularity: 2% [?]


25 Haziran 2009

Şems’in 40 Kuralı – İkinci Bölüm

On Birinci Kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir “sen” zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.”

On İkinci Kural: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.”

On Üçüncü Kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı hoca şeyh şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.”

On dördüncü Kural:Hakk’ın karşısına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?” Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 3% [?]


23 Haziran 2009

Şems’in 40 Kuralı – Birinci Bölüm

Öncelikle Şems’i Tebrizi kimdir diyorsanız burdan buyurunuz. Ben şahsen buradaki kuralların tümünü çerçeveletip duvarıma asmayı düşünüyorum; çünkü insanların oturupta saatlerce okudukları, saçma sapan kişisel gelişim kitaplarına on basar nitelikte olduğunu düşünüyorum buradaki kuralların.

Birinci Kural: Yaradan’ı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende bu vasıflardan bolca mevcut demektir.” Meraklısı için yazının devamı.. »

Popularity: 6% [?]


Page 1 of 712345»...Last »